Fonksiyonel Beslenme Nedir

Genel olarak gıda ile vücudun işleyişi arasındaki ilişkiye odaklanan “Sağlık ve zindeliğe bütünsel bir yaklaşım” olarak tanımlanmaktadır.


Fonksiyonel beslenme yaklaşımı, temel olarak, beslenmenin bireylerin sağlık ve iyilik hali üzerindeki etkilerini inceler, beslenme ile vücut fonksiyonları arasındaki ilişkiyi anlamaya odaklanır.


Geleneksel beslenmeden farklı olarak, bireyin genetik, çevresel faktörler, beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı gibi birçok farklı faktörünü dikkate alan daha kapsamlı bir bakış açısına sahiptir. Fonksiyonel beslenmede her bireyin benzersiz bir biyokimyaya sahip olduğu, bu nedenle beslenmeye kişiselleştirilmiş bir yaklaşım gerektiği kabul edilir ve kişiye özel beslenme programları geliştirilir.

Fonksiyonel beslenme, kişinin metabolizmasını, sindirim sisteminin sağlığını, bağışıklık sistemi fonksiyonlarını, hormonal dengesini ve diğer vücut sistemlerini ideal düzeye getirmeyi hedefler. Besinlerin fonksiyonlarının sadece enerji sağlamak olmadığını, aynı zamanda vücut fonksiyonlarını düzenleyici ve iyileştirici etkileri de olduğunu vurgular.


Fonksiyonel beslenme, özünde, yalnızca semptomlara odaklanmak yerine, sağlık sorunlarının temel nedenlerini ele almayı amaçlamaktadır.


Tüm bunlara ek olarak, fonksiyonel beslenme, stres, uyku ve fiziksel aktivite gibi yaşam tarzı faktörlerinin genel sağlık üzerindeki etkisini de dikkate alır ve bu faktörlerin beslenme ihtiyaçlarımızı önemli ölçüde etkileyebileceğini kabul eder.

Fonksiyonel beslenme

Fonksiyonel beslenmenin temel prensiplerinden bazıları:

  1. Bağırsak Sağlığı: Bağırsaklar, Hipokrat tarafından vücudun ikinci beyni olarak tanımlanmaktadır. Vücutta sağlığın korunması ve birçok vücut fonksiyonunun iyi olması için bağırsakların doğru çalışması çok önemlidir. Doğru sindirim ve sağlıklı bağırsaklar vücutta yeterli besin alımı ve toksik yükün azaltılması için oldukça önemlidir.
  2. Bağışıklık Sistemi: Fonksiyonel beslenme, bağışıklık sistemi üzerine çalışarak, vücutta iyileşmeyi sağlamanın ötesinde ileride gelişebilecek hastalıklara karşı da vücut direncini ve bağışıklık sistemini geliştirir.
  3. İnflamasyonun Azaltılması: Fonksiyonel beslenme, vücutta yaşam şekli, genetik yapı ve yanlış beslenmeye bağlı gelişen inflamasyonun azaltılması için anti-inflamatuar besinlerle beslenme stratejisi oluşturur.
  4. Stres Yönetimi: Fonksiyonel beslenme, bütüncül bir yaklaşım izleyerek stresin de insan sağlığı üzerindeki etkisini ele alarak, stres yönetimi stratejileri ve uygun besinlerle destekler.
  5. Besin Çeşitliliği: Farklı besin gruplarından zengin ve renkli tabaklar, vücuda çeşitli mineral, vitamin ve diğer besin ögelerinin alımıyla sağlığı destekler ve diyeti sürdürülebilir hale getirir.

ELİMİNASYON DİYETİ

Eliminasyon diyeti öncelikle bağırsakları onarmayı hedefler. Diyette asıl amaç insanoğlunun 6 milyon yıllık varoluşundan bu yana, yalnızca 10.000 yıl önce tanışmış olduğu, aslında insan vücudunun tanımadığı, bu sebeple inflamasyon geliştirdiği besinleri beslenme rutininden çıkarmaktır.

Bu besin grupları tahıllar (glutenli, glutensiz), süt ve süt ürünleri, fitik asit içeriği yüksek besinler (bakliyatlar) ve şekerdir.

İlk aşamada bu besinler danışanın rahatsızlık derecesine göre 3-6 hafta aralığında diyetten çıkarılır.

Histamin Eliminasyonu

Sonraki aşamada ise yasaklı besinler tek tek 72 saat aralıklarla vücuda tekrardan tanıtılmaya başlanır. Vücudun tepki göstermediği her besin günlük diyete dahil edilir.


HİSTAMİN ELİMİNASYONU

Histamin, bir biyojen amin olarak bilinen bir madde olup, vücutta doğal olarak üretilir ve birçok besinde bulunur.

Normalde, vücut histamin düzeyini düzenleyebilen bir enzim olan diaminoxidase (DAO) aracılığıyla histamini parçalar. Ancak bazı insanlar, bu enzimi yeterince üretemez veya etkili bir şekilde kullanamaz. Bu da histamin birikimine ve intoleransına yol açabilir.

Histamin intoleransı olan bireylerde yüksek histamin içeriği olan besinlerin tüketilmesi, bireyin vücudunda baş ağrısı, kaşıntı, ciltte kabartılar, deri döküntüsü, koku hassasiyeti, burun tıkanıklığı, nefes almada zorluk, sindirim problemleri gibi tepkiler oluşturabilir.

Histamin intoleransı olan bireylerde histamini yüksek besinlerin bir süre diyetten çıkarılması gerekmektedir.

GAPS DİYETİ

GAPS diyeti, "Gut and Psychology Syndrome" kelimelerinin kısaltmasıdır. Dr. Natasha Campbell-McBride tarafından geliştirilen bu diyet, bağırsak sağlığını iyileştirmeyi ve zihinsel sağlığı desteklemeyi amaçlayan bir beslenme protokolüdür.

GAPS diyeti genellikle sindirim sorunları, bağırsak geçirgenliği (sızdıran bağırsak sendromu), otoimmün hastalıklar, ADHD, otizm spektrum bozukluğu gibi durumları iyileştirmek veya hafifletmek amacıyla kullanılır.

GAPS diyeti de diğer eliminasyon diyetleri gibi yasaklı besin gruplarının beslenmeden çıkarılıp, bağırsak sağlığı ve vitamin, mineral dengesi için gerekli olan besinlerin günlük diyette yerine konulması ile uygulanmaktadır.

Kişiye özel fonksiyonel beslenme programları oluşturma alanında eğitim ve danışmanlık hizmetlerimiz için bizi çekinmeden arayabilirsiniz.